Metodoloji


TÜRKİYE ŞEHİRLERİ

Endeksin Geliştirilme Adımları ve Kapsamı

Şehir Gelişim Endeksi, hem uluslararası hem de ulusal düzeyde şehirleri bütüncül bir bakış açısıyla ve nesnel olarak karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Şehir Gelişim Endeksi’nin metodolojisinin güçlü ve veri altyapısının sağlıklı olabilmesi için endeks inşa sürecinin her adımında titiz ve yoğun bir çalışma süreci yürütülmüştür. Şehir Gelişim Endeksi inşa süreci şu adımlardan oluşmaktadır: Teorik Çerçeve ve Ana Alanların Belirlenmesi, Veri Toplama ve Gösterge İnşası, Coğrafi Kapsamın Belirlenmesi, Veri İşleme Süreçleri, Ağırlıklandırma ve Birleştirme, Sınıflandırma ve Sıralama, Görselleştirme ve Sunum.

Şehir Gelişim Endeksi’nin ulusal karşılaştırma sürecinde gösterge inşa sürecine altlık olması amacıyla, Türkiye’deki, TÜİK başta olmak üzere tüm resmî kurumların ürettiği ve yayınladığı istatistikler taranmış ve Düzey-2 ve Düzey-3 ölçeğinde toplam 621 veri seti bulunmuştur. Bu veri setlerinden endeksin teorik çerçevesine ve genel amacına uygun olmayan 461 veri seti ilk etapta elenmiş, kalan 168 veri seti ise gösterge inşa sürecinde doğrudan veya başka veri setleriyle birleştirilerek kullanılmıştır. Veri setlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu toplam 69 gösterge üretilerek bu göstergeler 16 bileşende (Demografik Denge, Sağlık, Sosyal Refah, Güvenlik, Çevre, İktisadi Refah, İktisadi Adalet, İktisadi Gelişme, Çalışma Hayatı, İktisadi Açıklık, Eğitim Niteliği, Beşerî Sermaye, Bilgi Toplumu, Kültürel Gelişim, Açıklık, Katılım) toplanmıştır. Nihai olarak endeksin üç ana alanı (sosyal, ekonomik ve kültürel gelişim) altında 16 alt bileşen ve 69 gösterge ile şehirlerin 2010-2019 arası gelişimleri değerlendirilmiştir.

Şekil 1. Şehir Gelişim Endeksi inşa süreci

Şehir Gelişim Endeksi’nde ulusal karşılaştırmalar için Türkiye’deki 30 büyükşehir seçilmiştir. Büyükşehir belediyelerinin yetki alanları il sınırının tamamını kapsadığından il bazında yapılan analiz için hem veri temini aşamasında hem de sonuçların değerlendirilmesi aşamasında büyükşehirler daha sağlıklı bir altlık sunmaktadır. Ulusal karşılaştırma için seçilen büyükşehirlerde, analiz için il bütünü esas alınmıştır. İl bütününde analiz yapılması veri toplama kolaylığı açısından avantaj sunarken, genelleme ve daha küçük birimlere (ilçe, merkez kent, köy, mahalle vb.) ilişkin ayrıntıları kaçırma riskini de bünyesinde barındırmaktadır.  Diğer taraftan analiz için kent makroformunun esas alınması durumunda, nüfusun büyük çoğunluğunun yoğunlaştığı kentsel alanlara ilişkin sorun ve fırsat alanlarının daha gerçekçi bir analizi mümkün olabilmekle birlikte, hem veri toplama ve üretme açısından sorunlar yaşanacak hem de kentlerle sosyal ve ticari ilişkiler açısından büyük ölçüde bütünleşen kırsalın dışarıda bırakılması sorunu söz konusu olacaktır.

Harita 1. Ulusal Karşılaştırmada yer alan şehirler (Renk tonları, nüfus büyüklüğünü göstermektedir.)


Tablo 1. Şehir Gelişim Endeksi’nin gösterge yapısı

Verilerin Oluşturulması ve Analizi

Şehir Gelişim Endeksi’nde istatistiki nicel verinin bulunabilirliği temel yaklaşım olduğu için veri toplama aşaması, gösterge inşa sürecini doğrudan etkilemektedir. Ham verinin toplanmasından sonra sırasıyla standardizasyon, winsorizasyon, normalizasyon ve imputasyon aşamalarına geçilmekte, böylece ham veri işlenerek ağırlıklandırma için gerekli olan gösterge puanları oluşmaktadır.

Şehir Gelişim Endeksi kapsamında yaklaşık 10 aylık titiz bir çalışmayla proje ekibi tarafından TÜİK başta olmak üzere tüm resmî kurumların ürettiği ve yayınladığı istatistiklerden derlenen ham veriler, ilk aşamada tüm şehirlerde aynı ölçüm birimine (yüzde, sayı, kişi başı değer vb.) çevrilerek standardize edilmiştir.

İkinci aşamada, her bir göstergedeki aykırı değerlerin endeks sonuçlarını domine etmesini önlemek amacıyla, çarpıklığı 2’den, basıklığı 3,5’ten büyük olan göstergeler tespit edilerek bu göstergelerdeki aykırı değerler en yakın maksimum veya minimum değere winsorize edilmiştir.

Üçüncü aşamada, farklı ölçüm birimlerine sahip göstergelerin aynı dili konuşmasını sağlamak ve endeks skorundaki aşırı veya eksik temsilinin önüne geçmek için, tüm göstergeler “maksimum değere oranlama” yöntemiyle normalize edilmiştir. Böylece her bir gösterge için 0-100 aralığında değerler üretilmiştir. Maksimuma oranlama yönteminin avantajı, verinin normalizasyon öncesi yapısının normalizasyon sonrası bozulmadan kalabilmesidir. Diğer normalizasyon yöntemleri verinin yapısını kısmen bozarak, geniş aralıktaki dağılımları daraltmakta, dar aralıktaki dağılımları ise genişletmektedir. Normalizasyon sonrasında negatif yönlü göstergeler 100’den çıkarılarak göstergenin yönü değiştirilmiştir.

Dördüncü aşamada, bir şehir için veri bulunmaması veya bir şehrin zamansal verisinde eksiklikler bulunması durumunda, her bir gösterge için imputasyon teknikleri ile kayıp veriler tahmin edilebilmiştir. Ulusal karşılaştırmada bir şehir için –o gösterge özelinde- hiç veri bulunamaması durumu söz konusu olmamıştır. Fakat bir şehir için bazı yılların verisinin eksik olması durumunda, eksik olan yılların değeri verisinin yapısına göre projeksiyon, önceki-sonraki yılların ortalamasını alma veya en son yayınlanan veriyi kullanma yöntemlerinden birisiyle tahmin edilmiştir.

Göstergelerin Ağırlıklandırılması

Tablo 2. Türkiye endeksinde karşılaştırmada kullanılan göstergelerin endekse katkı yönü ve gösterge / bileşen / alan ağırlıkları

Veri işleme süreçlerinin tamamlanmasını müteakip göstergelerin ve bileşenlerin ağırlıklandırılması ve bir araya getirilmesi işlemi yapılmıştır. Göstergelerin ağırlıklandırılmasında, CRITIC (Criteria Importance through Intercriteria Correlation) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile ağırlıklandırma iki temel kritere göre yapılmaktadır: birincisi, değişken içerisindeki gözlenen değerlerin yayılımını gösteren standart sapma değeri, ikincisi ise değişkenler arası ilişkinin yoğunluğunu gösteren korelasyon katsayıları. Buna göre bir değişkenin ağırlığı o değişkenin standart sapma değeriyle doğru, diğer değişkenlerle arasındaki korelasyon değeriyle ters orantılı olarak değişmektedir. Son aşamada endeks skoru hesaplanırken göstergeler Ağırlıklı Aritmetik Ortalama Yöntemiyle bir araya getirilmiştir. Böylece bir bileşenin ağırlığı, o bileşeni oluşturan göstergelerin ağırlıklarının toplanmasıyla, bir alanın ağırlığı da o alanı oluşturan bileşenlerin toplanmasıyla elde edilmektedir.

Nihai aşamada her bir şehrin 2010-2019 yılları için bileşen, alan ve endeks skorları hesaplanmış ve şehirler hesaplanan endeks, alan ve bileşen skorlarına göre ayrı ayrı sıralanmıştır. Böylece bileşen, alan ve endeks skoruna göre en üstte, en altta ve ortada yer alan şehirler tespit edilmiş ve bu şehirler 10 yıllık ortalama puanlarına göre değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Ayrıca şehirler sıralama neticesinde hem yıllar içerisindeki yükseliş ve düşüşlere göre, hem de genel sıralamada bulundukları yere göre farklı kategorilerde sınıflandırılarak değerlendirilmiştir.

DÜNYA ŞEHİRLERİ

Endeksin Geliştirilme Adımları ve Kapsamı

Şehir Gelişim Endeksi hem uluslararası hem ulusal düzeyde şehirleri bütüncül bir bakış açısıyla ve nesnel olarak karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Şehir Gelişim Endeksi’nin metodolojisinin güçlü ve veri altyapısının sağlıklı olabilmesi için endeks inşa sürecinin her adımında titiz ve yoğun bir çalışma süreci yürütülmüştür. Şehir Gelişim Endeksi inşa süreci şu adımlardan oluşmaktadır: Teorik Çerçeve ve Ana Alanların Belirlenmesi, Veri Toplama ve Gösterge İnşası, Coğrafi Kapsamın Belirlenmesi, Veri İşleme Süreçleri, Ağırlıklandırma ve Birleştirme, Sınıflandırma ve Sıralama, Görselleştirme ve Sunum.

Şehir Gelişim Endeksi’nin uluslararası karşılaştırma sürecinde 3 alan (sosyal, ekonomik, eğitim / kültür) ve 12 alt bileşen altında toplam 48 gösterge inşa edilmiştir. Sosyal alanda demografik dinamizm, sosyal refah, sağlık & güvenlik ve çevre bileşenleri altında 18 gösterge; ekonomik alanda iktisadi refah, iktisadi gelişim, iktisadi açıklık ve çalışma yaşamı bileşenleri altında 16 gösterge; eğitim ve kültür alanında eğitim, beşeri sermaye, açıklık, çeşitlilik & katılım bileşenleri altında 14 gösterge üretilmiştir.


Şekil 3. Şehir Gelişim Endeksi inşa süreci

Şehir Gelişim Endeksi’nde uluslararası karşılaştırma için, öncelikle her kıtadan, çalışma kapsamında incelenen endekslerde en çok yer alan ve nüfusu 1milyon’un üzerinde olan 100 şehir belirlenmiş; daha sonra bu 100 şehir içerisinden, coğrafi kapsayıcılık ve çeşitliliğe dikkat edilerek 50 şehir seçilmiştir. Seçilen şehirlerin hem alt bölgelerde hem de ülke içerisinde öne çıkan şehirler olmasına, şehirlerin 5 kıta (Afrika, Amerika, Asya, Avrupa, Okyanusya) ve 9 alt bölgede (Afrika, Batı Avrupa, Doğu Avrupa, Güney Amerika, Kuzey Amerika, Orta Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya, Orta ve Doğu Asya, Okyanusya) dengeli dağılımına özen gösterilmiştir.

Uluslararası karşılaştırmada şehir alanları belirlenirken, orta büyüklükte şehirlerin makro form sınırları veya belediye sınırları, büyük şehirlerin ise metropoliten alanı veya il bütünü esas alınmıştır. Dünya genelinde seçilen 50 şehre Türkiye’deki 5 şehir de dâhil edilerek toplam 55 şehir karşılaştırılmıştır.

Harita 2. Şehir Gelişim Endeksi’nde yer alan dünya şehirleri


Tablo 3. Şehir Gelişim Endeksi’nin gösterge yapısı


Tablo 4. Endeksin kapsadığı şehirler

Verilerin Oluşturulması ve Analizi

Şehir Gelişim Endeksi’nde istatistiki nicel verinin bulunabilirliği temel yaklaşım olduğu için veri toplama aşaması, gösterge inşa sürecini doğrudan etkilemektedir. Ham verinin toplanmasından sonra sırasıyla standardizasyon, winsorizasyon, normalizasyon ve imputasyon aşamalarına geçilmekte ve böylece ham veri işlenerek ağırlıklandırma için gerekli olan gösterge puanları oluşmaktadır.

Şehir Gelişim Endeksi kapsamında yaklaşık 10 aylık titiz bir çalışmayla proje ekibi tarafından BM, OECD, ILO, Dünya Bankası, UNESCO, Eurostat gibi uluslararası organizasyonların veri tabanlarından, ülkelerin ve şehirlerin istatistik ofislerinden temin edilen ulusal ve uluslararası ham veriler, ilk aşamada, tüm şehirlerde aynı ölçüm birimine (yüzde, sayı, kişi başı değer vb.) çevrilerek standardize edilmiştir

İkinci aşamada, her bir göstergedeki aykırı değerlerin endeks sonuçlarını domine etmesini önlemek amacıyla çarpıklığı 2’den, basıklığı 3,5’ten büyük olan göstergeler tespit edilerek bu göstergelerdeki aykırı değerler en yakın maksimum veya minimum değere winsorize edilmiştir.

Üçüncü aşamada, farklı ölçüm birimlerine sahip göstergelerin aynı dili konuşmasını sağlamak ve endeks skorundaki aşırı veya eksik temsilin önüne geçmek için, tüm göstergeler ‘maksimum değere oranlama’ yöntemiyle normalize edilmiştir. Böylece her bir gösterge için 0-100 aralığında değerler üretilmiştir. Maksimuma oranlama yönteminin avantajı; verinin normalizasyon öncesi yapısının normalizasyon sonrası bozulmadan kalabilmesidir. Diğer normalizasyon yöntemleri verinin yapısını kısmen bozarak geniş aralıktaki dağılımları daraltmakta, dar aralıktaki dağılımları ise genişletmektedir. Normalizasyon sonrasında negatif yönlü göstergeler 100’den çıkarılarak, göstergenin yönü değiştirilmiştir

Dördüncü aşamada ise her bir gösterge için, bir şehre ait veri bulunmaması veya bir şehrin zamansal verisinde eksiklikler bulunması durumunda, imputasyon teknikleri ile kayıp veriler tahmin edilebilmiştir. Bir şehir için bazı yılların verisinin eksik olması durumunda, eksik olan yılların değeri verinin yapısına göre projeksiyon, önceki-sonraki yılların ortalamasını alma veya en son yayınlanan veriyi kullanma yöntemlerinden birisiyle tahmin edilmiştir. Bir şehir için –o gösterge özelinde- hiç veri bulunamaması durumunda ise, bölge ve ülke verisinden oranlama ile şehir verisi elde edilmiştir. Eğer ülke verisi de mevcut değilse, o göstergenin içerisinde yer aldığı bileşenin ortalama değeri, o göstergenin değeri kabul edilerek kayıp veriler tamamlanmıştır.

 Göstergelerin Ağırlıklandırılması

Veri işleme süreçlerinin tamamlanmasını müteakip göstergelerin ve bileşenlerin ağırlıklandırılması ve bir araya getirilmesi işlemi yapılmıştır. Göstergelerin ağırlıklandırılmasında, CRITIC (Criteria Importance through Intercriteria Correlation) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile ağırlıklandırma iki temel kritere göre yapılmaktadır: birincisi, değişken içerisindeki gözlenen değerlerin yayılımını gösteren standart sapma değeri, ikincisi ise değişkenler arası ilişkinin yoğunluğunu gösteren korelasyon katsayıları. Buna göre bir değişkenin ağırlığı o değişkenin standart sapma değeriyle doğru, diğer değişkenlerle arasındaki korelasyon değeriyle ters orantılı olarak değişmektedir. Son aşamada endeks skoru hesaplanırken göstergeler Ağırlıklı Aritmetik Ortalama Yöntemiyle bir araya getirilmiştir. Böylece bir bileşenin ağırlığı, o bileşeni oluşturan göstergelerin ağırlıklarının toplanmasıyla, bir alanın ağırlığı da o alanı oluşturan bileşenlerin toplanmasıyla elde edilmektedir.

Nihai aşamada her bir şehrin 2010-2019 yılları için bileşen, alan ve endeks skorları hesaplanmış ve şehirler hesaplanan endeks, alan ve bileşen skorlarına göre ayrı ayrı sıralanmıştır. Böylece bileşen, alan ve endeks skoruna göre en üstte, en altta ve ortada yer alan şehirler tespit edilmiştir. Şehirler ve bu şehirlerin yer aldığı 9 bölge, 10 yıllık ortalama puanlarına göre değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Ayrıca şehirler sıralama neticesinde hem yıllar içerisindeki yükseliş ve düşüşlere göre, hem de genel sıralamada bulundukları yere göre farklı kategorilerde sınıflandırılarak değerlendirilmiştir.

Tablo 5. Göstergelerin endekse katkı yönü ve gösterge / bileşen / alan ağırlıkları